Seni yıllarımın bütün dönemlerinde özledim.Düşler kurdum dolu dolu.Hiçbiri olmadı aslında ya aldırmadım.Biliyordum, "düş"tü onların çoğu.Yokluğunda varlığımıza sığınmaktı.Bu,sona nasıl hazır olduğumuzu duymaktı.Sensizliğe direnişti belki bu..
O canım başlangıç.İlk oluşu herşeyin..Çocuklardan çocuksu hislerimiz."Evvel zaman içinde bir gün"üz şimdi biz.Masallarda zaman çabuk geçer.Anlamalıydım bunun \"masalımız\"olduğunu.Anlamalıydım vaktin dolduğunu ve çekip gidebilmeliydim.Toz pembe tutabilir miydim hiç senin karartıverdiğini ?
Vazgeçtim,senden nereye kadar vazgeçebilirse insan.Vazgeçtim,yorgun yüreğimle yarattığım dünyamdan.Şimdi dileğim seni anlatabilmek.
"Evvel zaman içinde.."
Ya da önce beni anlatayım.Sevdiceğim.Beni yaşamayan seni nasıl bilecek?
Dopdoluyum seni söylemek özlemiyle.Yürekte başlamaya görsün bu istek,okuyan olmasa da yazar insan.Sana yazmak,senin tarafından duyulmak anlamına da gelmiyor,ayrıca.Seni yaşatabiliyorsam yazmakla,bu yeter bana.
Kapından bir hatıra gibi gittiğime bakma.Senin isteğindi bu.Bense öyle yanıbaşındayım ki hala,bir başka dünyan olabileceğini bile düşünemiyorum.O kadar düşünemiyorum ki,döneceğin günü bekliyorum ,yüreğimdeki yerine..
Bir zamanlar herşeye sen karar verirdin.Sıra bende.Neyi nasıl düşünüyor ve duyuyorsam;onu öylece sana getirmekte kararlıyım.Neye nasıl inanıyorsam;onu öylece,senin tükenmiş inançlarının yanına bırakacağım. Taa ki kırkıncı odadaki hazine gibi seni buluncaya dek.
Kırkıncıya gelinceye kadar kapıların ardında neler bulurum? Nice kahrolurum boş çıktıkça odalar? Ve nasıl çırpınırım,kırkıncı odadan eli boş dönmesin diye yüreğim..
Bunları yazacağım sana birer birer.Sensizlikten geçen her yol,beni sana yaklaştıracak.Bölünmüş uykularla kısaltacağım geceleri.
Sensizliği kısaltacağım seni yazmakla.Böylesine yaşamayı daha önce akıl edemediğim için bağışla beni.
Hiçbirşey doyumlu değilmiş ...Herşey yarım kalıyormuş doğadan,haberimiz olmadan.Filiz,filizken solduğu çok görülmüş dalların.Güneşini,buluta sarmış gökyüzü.İçi kan ağlamış doğmadan ölen canlının;tohum çatlamış da çiçeğe dönmeden kesilmiş soluğu.
Haberimiz olmadan yarım kalmış herşey.Gecenin yıldızından yağmur dökülüvermiş birden.Kararmış,ışık ışık yanan yıldızcıklar.Korkmuş gece güzelim sessizlikten.Uykusu yarım kalmış rüzgarın.
Çocukluk masallarımıza dönmüş ne varsa.Az zaman içinde çok şey geçmiş.Bükülmüş boynu çiçek çiçek dalların,kimse farkedememiş.Her anı sevinçli değilmiş günlerimin.Apansız kuruyuvermiş o billur sular.Bir başka sır saklıymış ötede beride.Bilmediğimiz.
Bağışlanmış ne varsa doyumsuzmuş meğer herbiri.Üzülmez oldum.Hiç değilse biliyorum ki en yüce sunular bile sonsuz değildir.Ve herbiri bir gün haber vermeden çekip gidebilir.
Üzülmez oldum şimdi.Biliyorum ki gönül verdiğim ne varsa,doyumsuz kalacaktır,onlarda bunca yarım kalmışlık arasında.
Bilir misin 24 saat az geliyor bana ..Daha uzun olsa günle gece.Daha uzun beklesem yolunu.Dönüverecekmişsin de zaman yetmiyor sanıyorum.
Aşık Kerem gibi "Bir iyilik edersen vaktinde eyle." demiyorum.Değil mi ki bana iyiliklerin en yücesidir dönüşün.Zamanın geçmiş olması düşünülemez değil mi ?
Dön de beni bereberliğimizin kaldığı yerde bulasın.Dön de,sana yıllardır olanları anlatayım bir bir. Nasıl kahrolduğumu yokluğunda;nice yollara düştüğümü ardından,nice boynu bükük geri döndüğümü anlatayım bir bir..
Ezik yüreğimin ezik sabahlarından sözedeyim sana. Gör nasıl olurmuş,sensiz başlayan günler.Bir yüreğe oturması var ki dönmeyişinin ... Onu gör yeter.
Bense 24 saatini az buluyorum hala günün,gecenin.Daha bir büyüse zaman diyorum,daha bir büyüse bekleyişi yüreğimin.Son mektubunu da aldım.Yine sevgili,yine özlemli idi.
"Erken gittin,zamansız gittin." diyorsun,ben gittim mi ki? Dön diyorsun,"Dön sensiz geçmiyor zaman."Ben senin dön dediğin yerde değil miyim? "Sensizlik cehennem gel,al beni.Kaç yüzyıldır ayrıyız.Kaç yüzyıldır ayrıyız ki,özlemedin mi hala?"diyorsun."Yağmur serinliğini getir,yanıklığıma bırak.Işık tut yıllar sonrama.Kapını bir kez daha arala." diyorsun.
Bensizliğe tutkulu olmak güç şeymiş.Ölümmüş günde 24 saat beklemek.Bunca satırlardan içim yandı.Gözyaşlarımla yaprak yaprak okudum BENİ. Beni okudum,evet.Çünkü bu mektup benden sanaydı.Olsun dedim.O da yazsa böyle yazardı.Yüreğimi katladım,mektuplarımla birlikte gecelerimin uykusuzluğuna bıraktım.
Bu sabah kayalara çarpan denizle uyandım. Bana herşey :
"Uyan ve O'nu düşün" diyordu.Çevreyanımı sen sardın,doğa değil.Pencerem bahar çiçeklerine değil,sana açılıyordu.İçim sana açılıyordu kısacası.Ağaca,güneşe,denize anllattım sevgimi,sevincimi.
"O'nu mu düşünüyorsun ? dedi ağaçlar,o senin dal yeşili muradını kara geceye çevireni mi düşünüyorsun ?"
Deniz söylendi öteden küskün küskün:
"Ne çabuk unuttun gözyaşlarını benim maviliğime kattığın günleri?"
Gün buluta giriverdi beni görünce."Bırak.. dedi.Affedemem.Unutmadım O'nun için göğe açılan ellerini.Ne oldu yürek yürek duaların?Geri geldi mi ?"
Başım öne düştü birden,ezikliğimi sakladım."Hiç birşey sonuna dek yaşamaz ki" dedim.Doğrulasınlar savunmamı istedim,doğrulasınlar dönmeyişini.Ve titrek gücümle,doğaya bir kez daha seslendim :
"Hiç birşey ölümsüz değildir."
Yankı yankı gülüştü sular : "Öyleyse sendeki bu hal nedir?"
Bilirsin odamı.kayaların yabanlığına bakar.Denizini bilirsin buraların,ölüler kadar sessizdir ve ölüler kadar tasasız.Benimse,ümit türküleri söylüyor yüreğim.Dolaşmayı denedim kumların sıcaklığında.Balıkçıl kuşları eteklerime kadar sokuldu,ben sana sokuldum ;sendeki bensizliğe inat .Kum tanelerinin çokluğunca düşündüm seni.Güzel ne varsa düşündüm..
Nice yürek varsa sevilmeye değer,önünde diz çökmek geliyor içimden.Yüceliğini öğrettiğin ne varsa,peşine düşmeyi diliyorum.Tanımadığım kişilere bel bağlayarak,dostlarımı sırtımda taşımak istiyorum.
KUM TANELERİNİN ÇOKLUĞUNCA ÖZLÜYORUM SENİ. Yalnızlığımda seni yaşamanın eşsizliğini duyuyorum.Ve yüreğim büyük sevdalara açık umut türküleri söylüyorum.
"Gözyaşlarım titrek dudaklarımla,boynu bükük halime aldırmadan bırakı p gideni,bağışlayıverdin yine değil mi?"
"Elimi eteğimi çekmişim dosttan düşmendan.Bir köşede ben seni yaşıyor muşum.."
Sevmiyormuşum uzun günü,kara geceyi.Hiç bir çabam yokmuş ak günler getirmek için de..Hele görülesi güzelliklerine doğanın,bakmazmışım bile..Ne yalnızlığım umurumdaymış,ne yeryüzünün gürültüsüne aldırırmışım.Dilim susmuş,açılmaz olmuş yüreğim kimselere.Umursuz gözlerle bakarmışım çevreyana.Yağmurla gelen anıları bile bırakmışım.
Vazgeçmişim adsız ümitlerden.
Vazgeçmişim evrenin ışığından ateşinden...
Bunları diyorlar bana,
Sen gideli böyle diyorlar.
Ve ben tek yanıtımı onlara değil
Sana veriyorum :
Ne duyarsan inanılası bil
Ne varsa doğrudur benden yana söylenen.
Çünkü yüreğimde ;
"BİR VAZGEÇİŞ Kİ,
SENDEN GAYRI HERŞEYDEN.."
Nazan Güntürkün
--
Pure, joyful and immortal Darkness and light will eternally
follow you in the temple of the new dreams
In memory of Shadows' Madame.
[link] My new Article <3 ~Ariel87-Stock my stock account
--
Would You Like To Use A Cork Board On Your Screen ?! [link]
--
a sigh is a big lie
Thanks all for your support
Patrick
--
Membre de la communauté bretonne de DA [link]
Member of the breton community on DA
--
el sol se está levantando en mí
--
Ezgi Aksoy
(:
--
On ne voie bien qu,avec le coeur
L,essentiel est invisible pour les yeux
(St-Exuperi)
Previous Page12345...Next Page